Acelesi Var Milletimin

February 4, 2017

Acelesi var milletimin. Trafikte, kuyrukta bekleyemez. Pürtelaş içinde 50 km hız sınırı olan yolda 100 km ile gider. Muayene kuyruğunda bebek yaşlı dinlemez ezip geçer. Herkesin beklemekte olan çok acele işleri vardır. Nedir diye sormaya korkarsınız, alacağınız cevabın ezberinizi bozacağı endişesiyle. Otobüse binerken, havaalanında kontuarlardan geçerken, etraf birden (he-man) larla dolar memleketimde. "gölgelerin gücü adına dağılın ben geliyorum " modunda. Belki de hayatta kaybedilen onlarca yarışın acısı bu şekilde giderilmeye çalışılır.

 

Tatmin olamamış ruhlar bir anlık dereceye girme mutluluğu yaşarlar. Beklememek için sarf edilen çaba akademik ortamda sarf edilse tüm ülkem en az master seviyesinde eğitimli insanlarla dolardı.

 

Özellikle oturacak yer kapmak için yasanır bu telaş çoğu zaman. Ayakta durmayı sevmeyiz. Yasamın her alanında koltuk kapma mücadelesi devam eder. Oturan bir daha kalkmak istemez. İşi bitse de koltuğu kaptırmamak adına oturmaya devam etmek ister. Ben kaptım mutluluğu sarhoş edici, körleştiricidir.


Saat 09:00 da açılacak gişe için saat 07: 00 da kuyruğa girer vatandaşım. Uyumaz o gece. İki saat bekler ama önemli değildir..çünkü ilk ona  belki de ilk beşe girmeyi başarmıştır. Rakiplerini geçmiştir. Sokağa adımını attığı anda herkes onun gözünde bir rakiptir artık. Etrafındaki   insanların da kendisi gibi insan olduklarını algılayamaz bile. Ta ki evinden içeri girene kadar. Bir kapma psikolojisidir bu benzersiz. Yer kapma, sıra kapma, kapılabilecek ne varsa kapma. Akıl matlaştıkça uyanıklığın parladığını ispat eder milletim. Nezaket ve nazik yalnızca kadın ismidir çoğu zaman. Bu arada insan çocuğuna neden böylesi isimler koyar bu da ayrı bir konudur. Belki de atalar durumu kavramışlardı da böylesi bir yol denediler, biraz daha nezaket bilinsin diye. Asansöre binerken,asansörden inerken, bir kapıdan geçerken...Omuz darbesi yememek için iyice büzüşüp küçülmek gerekir çoğu zaman. En arkadaki bile en önde içeri girmeye çalışır.


Bazen de içeri girenler asla dışarı çıkmazlar. WC kuyruğu uzarda uzar. Erkek WC'lerinde kuyruk pek olmaz. Ama bir kadın hele de kalabalık bir günde WC kabinine girmişse dışarı çıkmak istemez. Kaptığı yeri başkasına bırakmak zor gelir. Onca zaman ne ile vakit geçirilir içerde anlamak güç olsa da, içerde uzun kalmanın zevki benzersizdir. Hele de kapıda bekleyen çok sıkışıksa. Yalvar bana alçak yalvarmazsan çıkmam. Sıkış, parala kendini, umrumda değil! Ben kaptım önce.


Araba sürerken rallici gibi giden, yaya olduğunda slow motion geçer karşıdan karşıya. Elinden gelse bağdaş kurup oturmak ister yolun orta yerine. Çünkü, önce o kapmıştır yolu. Beklememek neden bu kadar önemli bu toplumda. Önemli hissetmenin bir belirteci mi olmuştur. Yoksa arkası kalın cebi dolu olmayanların hemen her ortamda keyfi bekletilmelerinin intikamı mıdır? Yemekten pay kapmaya çalışma telaşındaki ebeveynlerce çocuklara verilen açıkgözlü olma telkininin günlük yaşama yansıması mıdır?


Ama zamanla yarışarak çalışanların bekleme konusundaki sabırları ezber bozan gerekçeli güruhun  yanında tam bir ironidir. Sükun içinde beklerler. Hücumun kaos yarattığını iyi bilirler. Kız çocuklarına konulan nezaket ismi onlar için zaman kazandıran, işleyişin akışına hizmet eden bir yaşam kuralıdır.

Facebook'ta Paylaş
Twitter'da Paylaş
Please reload